Milliyetçilik ve Primeval Ekim 25, 2008
Posted by Nur Meryem Seja in Afrika üzerine, Kutsal Amaçlar, Zamazingo Filmler.Tags: 2007, ABD, Afrika, afrika atasözü, Afrikalı, Afrikan, Amerika, Amerikalı, Amerikan, apartheid, æfriken, Brooke Langton, ceylan, Dominic Purcell, Edward J. Pei, ethnocentrism, Gideon Emery, giz, go to hell, John Brancato, John C. Frizzell, kimin umrunda, Michael Ferris, Michael Katleman, milliyetçilik, Orlando Jones, primeval, primeval movie, race discrimination, racial discrimination, racialism, racism, racist, segregation, sinekritik, yabani, ımerikæen, ırk, ırkçılık
add a comment
Bir afrika atasözü der ki: “Afrika’da her sabah bir ceylan uyanır, en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini; yoksa öleceğini bilir.” Afrikalı derken afrika asıllı bazı Amerikalılardan bahsetmiyorum tabii ki. Çünkü onlar “Primeval” izliyorlar. Ve Primeval diyor ki: Eğer afrika asıllı bir Amerikalı isen baba toprağına lanet etme zamanın geldi. Aldığın her nefesi Amerika’ya borçlusun ve bu yüzden ömrünün sonuna kadar onun istediği gibi biri ol veya öl. Kötü yanı şu ki, Primevaldeki Afrikalı Amerikan, hem oluyor hem ölüyor.

Bir Afrikalı kimin umrunda…
Benim umrumda!
Sen de kimsin?!
Kısacası filmi, konusu her ne giz altına gizlenirse gizlensin ırkçılık kokusu rahatsız ediyor. Kimi rahatsız etmez ki…
Kısacası filmin yapımcısı filmi yine amacı doğrultusunda törpülemiş. Törpülenen yerler bariz.
Kısacası filmi bu konuda ileri gittiği ve bunu komik enjekte ettiği gerekçesiyle izlemeye dahi değmez buluyorum.
Collateral Filminden kısa bir not: Mayıs 15, 2008
Posted by Nur Meryem Seja in Afrika üzerine, Kutsal Amaçlar, Zamazingo Filmler.Tags: movie, film, Collateral, los angeles, dead can fly, your sweet voice brokes my heart honky, honky, Yan Yana, Karşılıklı, black, zenci, dünyanın en büyük 5. ekonomisi, ölüler dans edebilirler, insanlık, siz de onlardan biri, metropol, megapol, istanbul, crash
add a comment
-17 milyon kişi.
Burası dünyanın en büyük 5. ekonomisi oldu.
Burada kimse birbirini tanımıyor.
Bir yazıda okumuştum.
Burada adamın biri metroya binmiş.
6 saat boyunca turlamış durmuş.
Onca zaman yanına oturan kalkanlar olduğu halde neden sonra öldüğünü farketmişler.
Kimse farketmemiş.
Hem de hiç kimse.
—————————–
-Hey Max,
İnsan Los Angeles’da metroya binince ölüyor ya,
Sence bir farkeden olur mu?
İnsanlar ölüyor, bu doğru. Büyük kentler buna daha çok tanık belki. Ölü insanların yaşadığı kentlerde sizin etrafınızda farkettiğiniz kaç ölü var? Yoksa siz de onlardan biri misiniz?

